sonkod

genc yarisci olmak

3 Entry Daha
baha merhaba belki yazacaklarımı yanlış anlayabilirsin ama umarım gerçekte ne demek istediklerimi anlayabilirsin. motosiklet yarışçısı olmak gerçekten dolay bir olay değil herkes kendi çapında piste giriyor yarışıyor kendini geliştiriyor. tmf yarışçısı da olabilirsin türkiye içerisinde izmir pistinde yarışabilir sin ama inan ki o kadar iyi kullanan var ki yarışçı olmayan ve pistlerde motosiklet kullanan . açıkçası yaşın çok büyük örnek olacaksa en bilindik toprak 1996 doğumlu ve bildiğim kadarı ile 6 yaşında motosiklet kullanmaya başlamış 2012 yılında ise resmi olarak sponsorlu olarak yarışlara başlamış. yani 2012 yılında (16 yaşında yarışlara başlamış durumda ) sen 16 yaşındasın senin yaşında bir çok şeyi geride bırakmış. yanlış anlama ama bu saatten sonra çok zor tmf yarışçısı olabilirsin ama mesela diğer bir örnek ise 12 yaşındaki can öncü 2017’de red bull motogp rookies cup’ta yarışmaya hak kazanarak harika bir başarıya ulaştı. düşünsene can kaç yaşında başlamış olabilir.

özellikle bu yazıyı okumanı tavsiye ederim.

merhaba arkadaşlar,

birçok arkadaştan "nasıl yarışçı olabilirim?" şeklinde soru geldiğinden bu konu hakkında artık detaylı şekilde bilgilendirme yapma gereği duydum...

gerçekten yarışçı olmak istiyor muyum?

öncelikle bu işi gerçekten yapmak isteyip istemediğiniz konusunu netleştirmek için şunları söyleyeyim. ülkemizde motosiklet yarışçılığı ne yazık ki çok profesyonel şekilde yapılmıyor. bir işi profesyonel anlamda yapmak, aynı zamanda o işten para kazanmak anlamına geliyor. ülkemizde bu spordan para kazanan tek bir kişi bile yok. o yüzden para kazanma gibi bir niyetiniz varsa, hemen bu işten vazgeçin. bu iş hobi ve kişisel tatmin amaçlı yapılmakta ve genelde motosiklet işinde olanlar bu işe tanınmak için giriyor. sponsor bulabilecek kadar iyiler zaten bu işe çok zamanını harcayıp bu işte isim yapıyorlar. bu işe yeni girmek isteyen arkadaşlar için şunu söyleyeyim, sponsor bulmak gerçekten çok zor çünkü firmalar bu işe para harcamak istemiyorlar. dolayısıyla sadece özel ilişkiler ile bu işler ayarlanıyor. para kazanamadığınız gibi bir takım lastiğin 600-650 euro civarında olduğunu ve bir takım lastiği ancak bir yarışta kullanabildiğinizi düşünürsek çok da fazla para harcamanız gerekiyor.

bu işin ne gibi sıkıntıları var?

yarışçıların profesyonel olamaması dışında bu işi organize eden tmf (türkiye motosiklet federasyonu) adındaki kurumun da profesyonel olmaması bir başka problem aslında. bence bu kurumun tek amacı "ülkemize motosiklet yarışçısı kazandırmak ve bu yarışçıların dünya seviyesinde yarışmaları için onlara her türlü olanağı sağlamak" olmalı. ancak bu kurumun bu amaçla uzaktan yakından alakası yok. dünyanın hiçbir yerinde yarış gününde yarışçıdan piste giriş parası alındığını duymadım. antreman için pisti kiralayabilirsiniz elbette ama yarış için para vermek tamamen saçmalık. üstelik son seneye kadar alınan paralar için makbuz bile verilmiyordu. avrupa ülkelerinde onlarca yarış pisti varken, ülkemizde sadece üç tane pistimiz var. şu anda da bunlardan sadece birini kullanabiliyoruz. istanbul park zaten bizim için hayal. izmit körfez pisti şu anda etraftaki evlerde yaşayan insanların sesten rahatsız olmaları yüzünden kapalı, ne zaman açılacağı da bilinmez. dolayısıyla eğer yarışmak istiyorsanız, şu anda tek bir pist var, o da izmir pınarbaşı pisti..

pistlerin şartları ve güvenliği ne durumda?

istanbul park dünya standardında bir pist ama giremiyoruz. izmit körfez pistinin durumunu bilmeyen yok. pist zaten dizayn olarak tamamen yanlış tasarlanmış, piste giriş çıkışlar pist üzerinden yapılıyor, giriş çıkış ancak yarışa ara verdildiğinde gerçekleşebiliyor. pistin ortasında bataklık kıvamında göl var, antremanlarda kurbağa, kaplumbağa, yılan gibi hayvanlar önünüze çıkabiliyor. özellikle yaz aylarında pistin yakınında kalmak söz konusu değil, sivrisinek ordusu saldırıyor. pistte herhangi bir yeme içme mekanı yok, tek bir yer var o da pazar günü açık, 2-3 çeşit şey var. tuvaletler zaten allahlık, su, sabun, tuvalet kağıdına bu güne kadar rastlamadım. güvenlik konusunda zaten onlarca başlık açıldı. her viraj içerisinde özellikle de her apexi üzerinde yaması olan herhalde dünya üzerinde tektir. sinan sofuoğlu gibi neredeyse bu pistte yatıp kalkan, bu pisti herkesten fazla tanıyan, belki yüzbinlerce defa bu pistte dönmüş deneyimli bir yarışçı yine bu pistte hayatını kaybetti. güvenlik konusunda daha fazla detay vermeme gerek yok sanırım. izmir pınarbaşı pisti, bir adım önde ama orası da çok farklı değil. motosikleti yüksek süratlerde pistten çıkması durumunda çok kısa mesafede durduran güvenlik havuzu adındaki mıcır alanlar bile yok bu pistlerde.

hala yarışçı olmak istiyor musunuz?

eğer bütün bu anlatılanlara rağmen ben yarışçı olacağım diyorsanız sizi kutlarım, gerçekten bu işin adamısınız! yazının devamını okuyabilirsiniz.. bu işin prosedürel kısmı var bir de hazırlık aşaması. prosedürel kısım, tmf'nin sitesinde de yazan adımları uygulamak. tmf'ye üye olan herhangi bir spor klübüne gidip başvuruyorsunuz, resimdi, sağlık raporuydu, v.s.. bir de senelik lisans için 180 tl bayılıyorsunuz. bunlar işin basit kısımları. esas iş kendinizi ve motorunuzu hazırlamak..

nasıl başlamalıyım?

türkiye'de birkaç sınıf yarış var.. honda cbr125r cup, superstock600, superstock1000, supermoto. bence yaşı küçük ve çok deneyimli olmayan herkes honda cup ile başlamalı. cup yarışları boyunca bazı eğitimler de veriliyor. pist işi trafikte motor sürmekten gerçekten çok farklıdır. trafikte çok iyi motor kullanabilen biri illa ki pistte de başarılı olacak diye birşey yok. ikisi çok farklı deneyimlerdir, senelerdir ss kullanan biri piste ilk girdiğinde acemiliğini hemen hisseder çünkü pistin kendine has bir havası vardır. pit alanından yarış pistine ilk çıkışınızda bu havayı solursunuz. yanınızdan cayır cayır geçen yarışçıları gördükçe ve deli gibi bağıran egsoz sesinin yanınızdan uzayıp gidişini duyup korktukça ilk başta "yok yaa ben bu işin adamı değilmişim" düşüncesini mutlaka yaşarsınız. önemli olan bu havayı solumak ve bir an önce o şartlara uyum sağlamaktır. zaman geçtikçe alışırsınız.. siz de hızlanırsınız ve piste yeni giren birinin yanından siz de bu şekilde geçersiniz.

kendimi yarışa nasıl hazırlarım?

sonuç olarak bu yarış işi bir spordur. yani fiziksel dayanıklılık ön plandadır. kesinlikle spor yapmanız gerekiyor çünkü yarış esnasında yüksek süratten kaynaklanan stres ve adrenalin kalbinizi ve kan akışınızı çok fazla hızlandırıyor. çok yüksek performansta 20-25 tur atmak gerçekten çok yorucu oluyor. genelde koşu ve kardiyonun büyük faydası var. kilo bu işte çok büyük dezavantaj.

motorumu yarışa nasıl hazırlarım?

öncelikle bu işin detaylı bir şekilde maliyet analizini yapmanız gerekiyor. ancak ne tür giderler olduğunu çok bilmediğinizden bu analizi detaylı bir şekilde ancak bir sene yarıştıktan sonra yapabiliyorsunuz. hiç düşünmediğiniz giderler söz konusu. neyi nereden kaç paraya aldığınız bile bu işin maliyetini çok etkiliyor. bende bu işin en ince detayına kadar çıkarılmış bir maliyet analizi mevcut. bu konuda isteyene yardımcı olabilirim. motoru hazırlamak için bence en uygun süre en az 3 ay. yani sene başında motoru hazırlamaya başlamak gerekiyor. inanın yüzlerce konu var. tabi bu işe başlarken motora ne çeşit modifikasyonlar yapacağınızı da bilmeniz gerekiyor. her sınıfın kendine özgü modifikasyon kısıtları var. genelde ülkemizde modifikasyon konusunda da cahiliz, kulaktan duyma şeyler ile sonuç alınmak isteniyor, hiçbir katkı sağlamayacak şeylere tonla para harcanıyor. o yüzden bu işten gerçekten anlayan kişilerden destek almanızı öneririm.


alelacele birşeyler yazdım, birçok detayı atlamış olabilirim. birşeyler sormak isteyen artık öm atmasın, öğrenmek istediklerini bu başlık altına yazsın, cevaplar başkalarına da fayda sağlasın. sonuç olarak; türkiye şartlarında yarışmak çok büyük bir eziyet olsa da çok da keyifli birşey. şunu unutmayın, "en güvensiz en tehlikeli pist bile otobanlarda gazlamaktan kat kat daha güvenlidir." hayatını kaybeden arkadaşların ölüm haberlerini duydukça bu dediğimi hatırlayın. pistteki ölümler ile trafikteki ölümleri kıyaslayın. yarışmak şart değil, bence piste girip birkaç kez tur atmak bile insana çok büyük deneyim kazandırıyor. keşke diğer ülkelerdeki gibi bizde de track day'ler yapılsa, insanlar pistlere girip kendilerini geliştirseler... alıntıdır.